14 Eylül 2010 Salı

Ortada bir ülke:TÜRKİYE

     NTVMSNBC'de günün haberlerine göz atarken,içlerinden birisi gerçekten ilgimi çekmişti.Beni bundan iki sene önce yaşadıklarıma götürdü.
  
 2008 yılının son yarısında Amerika'ya eğitim almaya gitmiştim.Doğrusunu söylemek gerekirse,hayatımda ilk kez başka topraklara basacak,kendi kültürümden çok daha farklı bir kültürü deneyimleme şansına kavuşacaktım.Televizyonda izlediğimiz hayatları elbette ben de çok merak ediyordum.Ne kadar ışıltılı ve kendine çeken bir yanı vardı.

   2008'in Ekim ayında New Jersey eyaletine adım attım.Sabahları üniversiteye gidiyor,geriye kalan zamanımda ise şehri geziyordum.

  Gittiğim üniversite olabildiğine uluslararasıydı.Sınıfta Tacikistanlı,İtalyan,Suudi Arap,Venezuelalı,Brezilyalı,Çinli,Tayvanlı ve G.Koreli arkadaşlar vardı.Elbette ilk birkaç hafta herkesin birbiriyle iletişim kurabilmek için laf atmalarla geçti.Daha sonra klasik kamplaşmalar ve sohbet ortamları oluşturmalar baş gösterdi.
     Bir süre sonra farklı ülkelerin birbirleri arasındaki ayrılıkları açık bir şekilde görmeye başladım.Eminim ki,derslere giren Amerikalı hocalar benden daha da çok şaşkınlardı.Çünkü sınıfın içi fikir bakımından tam bir "bit pazarı"ydı.Neredeyse her konuda her milletten kişinin farklı açılımları vardı.

  Bir süre sonra Araplar kendilerini bana yakın hissetmiş olacaklar ki,her türden sorunları için bana müracaatta bulunmayı eksik etmediler.Bir gün,bir hocamız Amerika ile kendi ülkelerimiz arasındaki farklılıkları karşılaştırmamızı istedi.Ben çıktım,"paranın üzerinde Tanrı yazıyor.Genelde Türkiye'deki inançlı kesim bundan hoşlanmaz."dedim ( Amerikan paralarının üzerinde in god we trust yazar.Tanrıya inanıyoruz,o bizim arkamızda gibi bir anlamı var.)Sonra hocaya bana İran'ın yerini gösterip gösteremeyeceğini sordum.(Haritada Afrika'ya baktı durdu.)Obez olduklarından bahsettim ve Türk kahvaltılarından bahsettim.Bu ve buna benzer birkaç şey.Ardı sıra sınıfta sayısı 5 olan Araplardan hamile olan kadın kürsüye çıktı.Açıkçası diğerlerinin ne diyecekleri hiç umrumda değildi.Çünkü,kafam bu Araplara fena takılmıştı açıkçası.
  
 Konuşmasına besmele ile başladı:"Bizde kadınlar 7 yaşına gelince kafaları kapatılır.Bizde eğer mahallede bir -helal erkek- yok ise o mahalleye postacı bile giremez.Hele hele kapımızı bile çalamaz.Kim ki,mahalleye destursuz girerse taşlanarak öldürülür."

   Konuşma bitmiş ve neredeyse 20 kişinin ellerinden ayaklarından kan çekilmişti.Ortam birden soğudu,hoca gözlüklerinin üstünden ağzı yarım açık bir şekilde konuşmacıya bakakalmıştı.Ben dayanamadım ve atladım:

-Nasıl yani?Sen şuan bu salonda en az yarısı erkek olan bir topluluktasın.Konuşurken bunu savunur şekildeydin de...
-Evet,namusu korumak lazım,biz böyle biliyoruz.Ama burası Amerika.
-İyi burası Amerika da!Sizin uyduğunuz,uğruna bir hayat verdiğiniz bu inançlarınız,kurallarınız mekana mı bağlı?
-Kem küm...
-Bu bir inanç sistemi değil,birilerini kandırmak,sürüden biri gibi görünmektir.
-..........

Konuşmamı bitirdikten sonra yüzümü görmeliydiniz,gergin ve kıpkırmızıydı.Bir an içimden "siz bunlarla mı bizi aynı kefeye koyuyorsunuz"dedim.
Daha sonra benden cesaret alan diğer arkadaşlar kıza yüklenmeye başladılar.Diğer 4 Arap ve kız bana devamlı "bunlar ne diyor,konuşsana,birşeyler söyle,bak müslümanlıkla ilgili şunları söylüyorlar"deyip durdular.Bir noktadan sonra salonda istemeden "That's Enough" diye bağırdım!Herkes sustu.Hocanın gözleri yerinden çıkmıştı sanki.Bir bana bir de Araplara bakıyordu.Ayağa kalktım ve gür bir sesle:
-Sizleri anlamıyorum.Ne demek nüfusunun çoğunluğu müslüman olan bir ülkede yaşadığım için sizi koruyacakmışım.Aylardır ne olsa bana sizi müdafaa etmemi istiyorsunuz.Bu kadar başınız aşağıda,kendine güvenmeyen bir insan topluluğu hayatımda görmedim.Sizin de İngilizceniz en az benimki kadar anlaşılabilir derecede,neden kendinizi savunmuyor da,başkalarının arkasına sığınıyorsunuz.Bu kadar korkak iken,nasıl bu kuralları savunabiliyorsunuz.Görmüyor musunuz?Şu 20 kişilik topluluğun içinde bile kendinizi savunamazken,nasıl dünya ile kafa tutmayı düşünebilirsiniz?
     Salonda floresanların cızırtısından başka hiçbir ses yoktu.Oda birden soğumuştu.Hoca ayağa kalktı ve yarım saat ara verdiğini söyledi.

*********************************************************************************
Gelelim habere.Size alıntı yapacağım.İsteyen olursa aşağıda paylaşacağım linkten haberin tamamını okursunuz.

------NTVMSNBC.com'dan alıntıdır:


O, 70'li yıllarda İran'ın en sevilen kadın şarkıcısıydı. Onlarca albüm çıkardı, 500'den fazla filmde oynadı. Ancak 35 yaşında ve kariyerinin zirvesindeyken, ülkesinde rejim değişti.
İran'ın yeni yönetimi, önce şarkılarını yasakladı, sonra onu, 'Resmen evli olmadan bir ilişki sürdürdüğü' için hapse attı.
Dönemin tüm sanatçıları yurt dışına kaçtı. Fakat o, bütün yaşadıklarına rağmen ülkesinde kalmayı tercih etti. Müziğe küstü, uzun ve sıkıntılı bir döneme girerek evine kapandı.
Biliyorum,İran Fars kökenli bir ülke,Arap değil.Ancak zihniyet aynı zihniyet.
Bir şey daha eklemek istiyorum;Türkiye tam ortada bir ülke.Hocalarımdan bir tanesi de Yunan asıllı bir Amerikalıydı.Adı Galliopi.Birgün bana:
-Biliyor musun,eskiden buraya gelen diğer Türk öğrencilerin yüzüne bakınca nefret görüyordum.Kin vardı gözlerinde.Dillerinde İstiklal Savaşınız vardı.Bir de Fatih Sultan.Halbuki zaman değişti artık.Şimdi bakıyorum,siz,yeni jenerasyonun gözlerinde pırlanta görüyorum.Umarım gelecekte birgün Yunanistan ve Türkiye dünyaya kök söktürür,el ele verip...

Türkiye artık ne Avrupa gibi modern ne de Arap yarımadası kadar geri kalmış bir ülke etiketine sahip değil.
Benim tek düşündüğüm,benden önceki nesillerde Amerika'ya gitmiş diğer Türklerin bu kaçınılmaz,kötü etiket karşısında nasıl bir tutum sergiledikleri.Zor olmalı...

Gökhan YÜCEERİM
09.14.2010


2 yorum:

  1. Gökhancım, yazını okudum ve çok beğendim. Dediğin gibi ortada bir ülkeyizve sanıyorum ki benliğini kaybetmeden hızla ierleyen bir ülke namzetine yavaş yavaş sahip oluyoruz -elbette senin gibi emsallerle birlikte- . Bundan böyle blogunda aktaracağın deneyimlerini ve düşüncelerini merakla bekliyorum.
    Sare Oğuzay

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürederim Sarecim.Hayatta başarılar!

    YanıtlaSil